Gündem

Aziz Özel: “Sadece Sorunları Konuşmak Yetmez; Çözüm için Masada Olmak Gerekir”

MTSO seçimlerinde Mahmut Boyraz’ın listesinde yer alan inşaat sektörü temsilcisi Aziz Özel, adaylık kararından deprem sonrası inşaat sektörünün sorumluluğuna, üyelerin beklentilerinden oda meclisindeki temsil anlayışına kadar birçok başlıkta TanHaber’in sorularını yanıtladı. Özel, “Temsilci sadece iyi haberi getiren kişi değildir; bazen zor cevabı da düzgün anlatabilmelidir” diyerek seçim sonrasında da üyeye karşı hesap verebilirliğin önemine dikkat çekti.

Yazı Boyutu
Aziz Özel: “Sadece Sorunları Konuşmak Yetmez; Çözüm için Masada Olmak Gerekir”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda seçim süreci yaklaşırken kent iş dünyasında da beklentiler, eleştiriler ve çözüm arayışları daha yüksek sesle konuşulmaya başladı. 1 Ekim 2026 Perşembe günü sandık başına gidecek oda üyeleri, yalnızca bir başkan seçimi yapmayacak; aynı zamanda Malatya’nın ticaret, üretim, istihdam ve yeniden yapılanma sürecinde nasıl bir temsil anlayışı istediğine de karar verecek.

Bu süreçte Mahmut Boyraz’ın listesinde yer alan inşaat sektörü temsilcilerinden Aziz Özel’le konuştuk. Özel’e yalnızca neden aday olduğunu değil; sektörün hangi somut sorunlarla karşı karşıya kaldığını, MTSO meclisinde nasıl bir çalışma yöntemi izlenmesi gerektiğini, üyelerin temsilcilerinden ne beklediğini ve seçim sonrasına dair nasıl bir sorumluluk anlayışı taşıdığını sorduk.

TanHaber: Sizi klasik bir tanıtım cümlesiyle değil, sahadaki karşılığınızla tanımak isteriz. Aziz Özel iş dünyasında nasıl bir yolculuktan geldi?

Aziz Özel: Ben Aziz Özel. Malatyalıyım, beş çocuk babasıyım. Genç yaşlardan beri inşaatın içindeyim; şantiyeyi de bilirim, malzeme pazarlığını da işçiyle aynı masaya oturup dert dinlemeyi de. Bu iş benim için artık sadece geçim kapısı değil. İnsan bir binanın temelinden teslimine kadar emek verince, o işin ağırlığını başka türlü hissediyor.

İyi zamanlarımız da oldu, zorlandığımız dönemler de. Özellikle son yıllarda maliyet hesabı yapmak bile başlı başına mesele hâline geldi. Bugün adaylık kararımı biraz da bu yüzden önemsiyorum. Sahada ne yaşandığını bilen insanların odada daha güçlü konuşması lazım.

TanHaber: Birçok kişi sorunları konuşur ama temsil sorumluluğu almaya gelince geri durur. Sizin için adaylık fikri hangi ihtiyaçtan doğdu?

Aziz Özel: Bu karar bir gecede verilmiş bir karar değil. ASRİAD’daki çalışmalarımız sırasında Malatya’nın meselelerini zaten sık sık konuşuyorduk. Esnafla, sektör temsilcileriyle, arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde hep benzer konular gündeme geliyordu. Bir süre sonra insan şunu düşünüyor: Tamam, derdi biliyoruz ama çözüm tarafında biz ne yapıyoruz?

Benim için mesele basit: Bu şehirde yaşıyorsak, bu piyasadan ekmek kazanıyorsak, sadece kenardan izleyemeyiz. Bir noktada “Ben de elimden geleni yapayım” demeniz gerekiyor.

TanHaber: Deprem sonrası Malatya’da inşaat sektörü hem büyük bir ihtiyaç alanı hem de toplumun en hassas baktığı sektörlerden biri hâline geldi. Sizce sektör bugün en çok hangi sınavdan geçiyor?

Aziz Özel: Bugün sektörün en büyük sınavı bence güven. Depremden sonra insanlar doğal olarak daha hassas. Bir yandan hızlı sonuç bekleniyor, diğer yandan da yapılan işin sağlam, denetlenmiş ve içe sinen bir iş olmasını istiyorlar. Bu çok haklı bir beklenti.

Bizim burada yapmamız gereken şey, işi aceleye getirmeden doğru yapmak. Kimseyi suçlayarak konuşmayı doğru bulmuyorum. Kamunun da yerel yönetimlerin de sektör temsilcilerinin de kendi sorumluluk alanı var. Önemli olan herkesin üzerine düşeni ciddiyetle yapması. Malatya’nın yeniden ayağa kalkması için buna ihtiyacımız var.

TanHaber: İnşaat sektörü deprem sonrası süreçte toplumun hem en fazla ihtiyaç duyduğu hem de en fazla sorguladığı alanlardan biri. Sektör temsilcileri olarak kendinizi eleştiriye ne kadar açık görüyorsunuz?

Aziz Özel: Eleştiriye açık olmak zorundayız. Çünkü bu şehir çok ağır bir süreçten geçti. İnsanların hassasiyetini anlamadan, “biz işimizi yapıyoruz” deyip geçemeyiz. Sektör kendi içinde de aynaya bakmalı. Nerede eksik kalıyoruz, hangi konuda daha dikkatli olmalıyız, güveni nasıl güçlendiririz; bunları konuşmaktan çekinmemek lazım.

Ben eleştiriyi yıkıcı değilse kıymetli bulurum. Vatandaşın, üyenin, sektör temsilcisinin söylediği her şey bize bir şey anlatır. Önemli olan savunmaya geçmeden dinleyebilmek. Malatya yeniden kurulurken herkesin daha dikkatli, daha şeffaf ve daha sorumlu davranması gerekiyor.

TanHaber: Maliyet artışı herkesin dile getirdiği bir başlık. Ama sizce asıl mesele yalnızca pahalı malzeme mi, yoksa sektörün iş yapma düzeninde daha derin problemler mi var?

Aziz Özel: Maliyet artışı çok ağır. Demir, çimento, işçilik, nakliye… Hangisine baksanız yerinde durmuyor. Fakat beni en çok zorlayan şey fiyatın yüksekliği kadar belirsizlik. Sabah yaptığınız hesap, birkaç hafta sonra geçerliliğini kaybedebiliyor. Böyle bir zeminde iş insanının sağlıklı karar vermesi kolay değil.

Bir işe başlarken önünüzü görebilmeniz lazım. Finansmana ulaşmak ayrı dert, ödeme dengesini kurmak ayrı dert. Odanın burada görevi, sahadaki dağınık şikâyeti toparlayıp anlaşılır bir dosya hâline getirmek ve ilgili kurumların önüne doğru şekilde koymaktır. Aksi hâlde herkes kendi derdini tek başına anlatmaya çalışıyor, bu da çoğu zaman sonuç vermiyor.

TanHaber: Oda meclislerinde çoğu zaman sorunlar konuşulur ama üyeler “sonra ne oldu?” sorusunun cevabını duymakta zorlanır. Siz bu kopukluğu nasıl gidermeyi düşünüyorsunuz?

Aziz Özel: Burada en önemli mesele bence üyeye geri dönmek. Bir insan size derdini anlattıysa, ondan sonra o konu ne oldu bilmek ister. Çözülmedi diyelim; yine de hangi aşamada olduğunu duymak ister. Bu yapılmadığında insanlar “Biz söyledik ama havada kaldı” diye düşünüyor.

Bunu değiştirmek için büyük laflara gerek yok. Üyeden gelen talep yazılır, ilgili yere iletilir, sonra da üyeye dönülür. “Şu kapıya gittik, bu cevabı aldık” demek bile önemlidir. İnsan en azından yalnız bırakılmadığını bilir.

TanHaber: Bir üyeden gelen talep haklı olabilir ama ilgili kurumdan olumsuz cevap da gelebilir. Böyle bir durumda temsilci üyeye ne söylemeli?

Aziz Özel: Bence en doğrusu gerçeği açık söylemektir. Üyeye umut verip sonra ortada bırakmak doğru değil. Eğer bir konu çözülemiyorsa neden çözülemediğini anlatacaksınız. Hangi kapıya gidildi, ne cevap alındı, bundan sonra başka bir yol var mı; bunları paylaşacaksınız.

Her iş olumlu sonuçlanmaz. Bunu baştan kabul etmek lazım. Temsilci dediğiniz kişi sadece iyi haberi getiren kişi değildir; bazen zor cevabı da düzgün anlatabilmelidir.

TanHaber: Mahmut Boyraz’ın listesinde yer almanız sadece bir siyasi tercih gibi görülebilir. Sizi bu ekibe yaklaştıran asıl çalışma anlayışı ne oldu?

Aziz Özel: Ben bunu sadece bir liste tercihi olarak görmedim. Sonuçta birlikte yol yürüyeceğiniz insanlarla aynı meseleye nasıl baktığınız önemli. Mahmut Bey’le konuştuğumuzda beni etkileyen taraf, insanları dinlemeye açık olmasıydı. Farklı sektörlerden gelen insanların aynı masada konuşmasını önemsediğini gördüm.

Güven benim için belirleyici oldu. Seçim gelir geçer; önemli olan seçimden sonra aynı ciddiyetle çalışabilmek. Ben bu ekipte bunu gördüğüm için yer aldım.

TanHaber: Seçim dönemlerinde bütün listeler “ortak akıl”, “şeffaflık” ve “ulaşılabilirlik” der. Bunların sözde kalmaması için sizin somut öneriniz nedir?

Aziz Özel: Bu sözlerin karşılığı sahada yoksa hiçbir anlamı kalmaz. Ortak akıl dediğiniz şey toplantıda güzel cümleler kurmak değil; üyenin söylediğini ciddiye alıp gereğini yapmaktır. Bazen küçük bir evrak işi bile aylarca bekleyebiliyor. İşte temsilci orada devreye girmeli.

Ben seçilirsem düzenli saha temasını önemserim. Üyeyle yalnızca seçimden seçime değil, dönem içinde de bir araya gelmek lazım. Bazen bir çay sohbetinde duyduğunuz mesele, toplantı salonunda konuşulandan daha gerçek olur. O sesi kaybetmemek gerekiyor.

TanHaber: Seçilirseniz ilk aylarda üyelerin karşısına hangi somut başlıklarla çıkacaksınız? “Dinleyeceğiz” demenin ötesinde bir yol haritanız var mı?

Aziz Özel: İlk aylarda önce sahadaki gerçek tabloyu net görmek isterim. Komitemizdeki arkadaşlarla tek tek konuşup en acil sorunları belirlemek lazım. Bana göre üç başlık öne çıkıyor: finansmana erişim, maliyetlerdeki belirsizlik ve deprem sonrası süreçte kalite-güven meselesi.

Ben “her şeyi hemen çözeriz” demeyi doğru bulmam. Böyle konuşmak kolay ama doğru değil. Yapılabilecek olan şudur: Konuyu ciddiye almak, doğru muhataba ulaştırmak ve orada bırakmamak. Üye de zaten çoğu zaman mucize beklemiyor; samimi bir takip görmek istiyor.

TanHaber: Üyeler bugün adaylara sadece iyi niyet değil, temsil gücü de soruyor. Sizin masaya koyabileceğiniz en güçlü tarafınız nedir?

Aziz Özel: En güçlü tarafım, anlatılan sıkıntıların çoğunu bizzat yaşamış olmam. Maliyet hesabı nasıl bozulur, ödeme dengesi nasıl zorlanır, işçilikte nerede problem çıkar, sahada alınan bir karar firmaya nasıl yansır; bunları kitap bilgisiyle değil, işin içinde olarak biliyorum.

Bu da temsil ederken önemli bir avantaj sağlıyor. Çünkü mesele meclis gündemine geldiğinde onun sahadaki karşılığını anlayabiliyorsunuz. Üyenin ne demek istediğini, bazen söylediğinden daha fazlasını hissedebiliyorsunuz. Ben de bu tecrübeyi doğru şekilde yansıtmak istiyorum.

TanHaber: Oda meclisinde görev aldığınızda sadece kendi sektörünüzü mü önceleyeceksiniz, yoksa Malatya ekonomisine daha geniş bir pencereden mi bakacaksınız?

Aziz Özel: Kendi sektörümü elbette takip edeceğim; zaten beni sahada tanıyanlar da bu yönümle biliyor. Ama Malatya ekonomisini parça parça düşünemeyiz. İnşaatta bir iş durduğunda sadece müteahhit etkilenmiyor; nakliyeci, demirci, marangoz, esnaf, çalışan herkes etkileniyor.

O yüzden meseleye sadece dar bir komite penceresinden bakmak doğru olmaz. Malatya’nın üretimi, ticareti, istihdamı ve deprem sonrası toparlanması birlikte düşünülmeli. Benim bakışım bu yönde.

TanHaber: Seçim bittikten sonra üyelerin en büyük endişesi şu oluyor: “Bizi yine arayan soran olacak mı?” Bu güveni nasıl koruyacaksınız?

Aziz Özel: Bunun yolu çok basit aslında: seçimden sonra da aynı samimiyetle insanların içinde olmak. Üye size ihtiyaç duyduğunda ulaşabilmeli. Telefonla olur, yüz yüze olur, komite toplantısında olur; ama bir şekilde o temas kopmamalı.

Ben seçimden sonra kapısı zor çalınan, telefonu zor ulaşılan biri olmak istemem. Açık konuşayım, üye aradığında cevap alamıyorsa orada temsil eksik kalır. Her talebi çözemeyiz; doğru. Ama insanı dinlemek ve “Ben bu işin peşindeyim” diyebilmek elimizde.

TanHaber: Seçimden sonra verdiğiniz sözlerden birini yerine getiremezseniz, üyelerin size hesap sormasını nasıl karşılarsınız?

Aziz Özel: Gayet doğal karşılarım. Hatta üyenin bunu sorması gerekir. Çünkü temsilci seçildiği gün sorumluluğu bitmez, asıl o gün başlar. Verilen sözler unutulursa, üye de bunun hesabını sormalı.

Ben de şunu söylerim: Yapabildiğimizi, yapamadığımızı, neden yapamadığımızı açıkça anlatırız. İnsanlar her zaman sonuç kadar samimiyete de bakar. Eğer gerçekten uğraştığınızı görürlerse, bunu ayırt ederler.

TanHaber: Meslektaşlarınıza bugün açık ve net bir çağrı yapacak olsanız, bu çağrının merkezinde ne olurdu?

Aziz Özel: Meslektaşlarıma şunu söylerim: Bu şehir hepimizin. Şikâyet edeceğiz, hakkımızı arayacağız; bunda yanlış bir şey yok. Ama bir de yan yana durmamız lazım. Tek tek konuşunca ses zayıf çıkıyor, birlikte konuşunca daha güçlü oluyor.

Ben büyük lafları sevmem. Yapabileceğimiz işi söyleriz, yapamayacağımız konuda da insanları oyalamayız. Eksiğimiz olursa da söylenmesini isterim. Çünkü bu görev, alkış kadar eleştiriyi de kaldırmayı gerektirir.

TanHaber: Kararsız üyeler için son soru şu olsun: Bir oy verirken adayın hangi vaadine değil, hangi özelliğine bakmalılar?

Aziz Özel: Bence önce kişinin bugüne kadar nasıl durduğuna bakmak lazım. Sadece ne söylediği değil, nasıl çalıştığı, insanlarla nasıl ilişki kurduğu, sahayı bilip bilmediği önemli. Ulaşılabilir mi, verilen sözü takip eder mi, eleştiri karşısında dinlemeyi bilir mi? Bunlar benim için vaatlerden daha değerli.

Bizim derdimiz makam sahibi olmak değil. Malatya’nın yeniden güçlenme sürecinde elimizden ne geliyorsa onu yapmak istiyoruz. Eğer üyelerimiz bize bu sorumluluğu verirse, bunu samimiyetle ve işin peşini bırakmayan bir anlayışla taşımaya çalışacağız.

 

Bu haber hakkında ne düşünüyorsun?

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.

Yorumlar anında yayınlanır. Hakaret ve spam içerikler otomatik olarak incelemeye alınır.