1. Sabri Bey, öncelikle sizi tanıyalım. Sizi bugün bulunduğunuz noktaya getiren hikâyeyi kendi cümlelerinizle anlatır mısınız?
Yıllardır Malatya’da yapı ve inşaat malzemeleri sektörünün içerisinde, emeğiyle ve alın teriyle var olan bir iş insanıyım. Bizim ticari yolculuğumuz dürüstlük, güven ve kente değer katma prensibi üzerine kuruldu. Aka Yapı çatısı altında uzun yıllara dayanan tecrübemizle, ailemizle ve mesai arkadaşlarımız ile birlikte Malatya’nın imarına ve ekonomisine katkı sunmak için aralıksız çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün bulunduğumuz nokta; sadece ticari bir başarı değil, Malatya esnafının ve tüccarının güvenini kazanmış olmanın gururudur. Geçmişte Oğuzhan Ata Sadıkoğlu başkanlığındaki yönetimin kentin ve tüccarın hakkını savunurken ortaya koyduğu güçlü iradeye biz de yakından şahit olduk. Edinmiş olduğumuz bu sektör tecrübesini ve birikimi, Sayın Sadıkoğlu’nun kenti ayağa kaldıran vizyoner ekibiyle birleştirerek 10. Komite’deki meslektaşlarımızın ve Malatya’nın hizmetine bizde talip olmak amacıyla meclis üyeliğine aday oldum.
2. Yapı sektörünün içerisinden gelen bir iş insanı olarak, bugün sektörün başında olduğunuzda ilk baktığınız tablo ne oluyor? Sizi en fazla düşündüren konu nedir?
Sektöre baktığımda ilk gördüğüm şey, inşaat malzemeleri ticareti yapan esnafımızın ve sanayicimizin kentin yeniden imarında oynadığı hayati roldür. Beni en çok düşündüren konu ise artan maliyetler, finansmana erişim zorlukları ve tedarik zincirindeki aksamalardır. Ancak şunun altını çizmek isterim: Yönetimimizin geçmiş iki dönemde gösterdiği refleksler olmasaydı, bugün çok daha ağır bir tabloyla karşı karşıya kalabilirdik. Sayın Sadıkoğlu’nun girişimleriyle sağlanan finansal kolaylıklar, mücbir sebep uzatmaları ve teşvikler esnafımıza can suyu oldu. Sektörümüzün önündeki engelleri yine bu güçlü yönetim anlayışıyla tek tek aşacağımıza inancım tamdır.
3. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da yapı sektörünün hem ekonomik hem de toplumsal ağırlığı arttı. Siz sektörün içerisinden biri olarak bu süreçte en çok hangi değişimi yaşadınız?
6 Şubat depremleri sonrasında yapı sektörü, Malatya’nın yeniden var olma mücadelesinin tam merkezine yerleşti. Bu süreçte en büyük değişimi, dayanışma ruhunda ve odamızın sahadaki etkinliğinde yaşadık. İş yerlerimiz zarar gördü, düzenimiz bozuldu ancak odamız ilk andan itibaren tüccarının yanında yer aldı. Sayın Başkanımızın deprem bölgesindeki tüccarın sesini Türkiye’ye duyurmak için attığı kararlı adımlar, bizlere yalnız olmadığımızı hissettirdi. Bu süreç bize gösterdi ki; güçlü bir oda yönetimi, en zor zamanlarda tüccarın en büyük güvencesidir.
4. MTSO’da iki dönemdir Oğuzhan Ata Sadıkoğlu başkanlığında bir yönetim anlayışı var. Siz de bu dönemde aynı ekibin 10. Komite adayısınız. Bu ekibin içerisinde yer alma kararınızda sizi ikna eden ne oldu?
Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve ekibi, iki dönemdir sadece bir oda yönetimi değil, Malatya tüccarının arkasında dağ gibi duran bir irade sergiledi. Özellikle pandemide ve 6 Şubat felaketinde Sayın Başkan’ın Malatya esnafının ve sanayicisinin hakkını savunmak için sergilediği cesur ve tavizsiz duruş bizim için belirleyici oldu. Ankara’da, bakanlıklarda, her platformda Malatya’nın sesini en gür şekilde çıkaran bir liderlik gördük. Biz de bu güçlü duruşa tecrübemizle omuz vermek ve Malatya’yı ayağa kaldırma mücadelesinde bu başarılı ekiple aynı safta yer almak için aday olduk.
5. İki dönemi geride bırakmış bir yönetim için artık yalnızca yapılanları değil, yapılmayanları da konuşmak gerekiyor. Sizce Sadıkoğlu döneminin en güçlü tarafı ne oldu, hangi konuda daha farklı bir çalışma yapılabilirdi?
Mevcut yönetimin en güçlü tarafı kesinlikle üyesine sahip çıkma ve lobicilik gücüdür. Malatya MTSO, Sayın Sadıkoğlu döneminde Türkiye’nin en saygın ve sözü dinlenen odalarından biri haline geldi. Mücbir sebep hallerinin uzatılmasından teşvik bölgelerine, kredi imkânlarından sanayi alanlarının sorunlarına kadar her hususta somut sonuçlar alındı. Tabi ki deprem gibi büyük bir felaket, planlanan bazı fiziki projelerin öncelik sırasını zorunlu olarak değiştirdi. Yönetim tüm enerjisini kentin ve esnafın hayatta kalmasına vermek zorunda kaldı. Yeni dönemde bu güçlü lobicilik başarısını, işler normale döndükçe sektörel projelerle daha da taçlandıracağız.
6. Sadıkoğlu yeni dönemde yeniden aday olduğunu açıkladı. Sizce üçüncü döneme girerken MTSO’nun artık eski sorunlardan farklı olarak önüne koyması gereken en önemli gündem nedir?
Başkanımızın ilk iki döneminde atılan sağlam temeller ve elde edilen haklar sayesinde Malatya iş dünyası ayakta kalmayı başardı. Üçüncü dönemin ana gündemi ise başlatılan bu büyük toparlanmayı kalıcı bir ekonomik kalkınmaya dönüştürmektir. Yönetimimiz bugüne kadar krizleri yönetmede üstün bir başarı gösterdi; şimdi ise Malatya’yı geleceğe taşıyacak vizyon projeleri tamamlama zamanı. 6. Bölge teşviklerinin kalıcı hale getirilmesi, sanayi sitelerinin modernizasyonu ve yerel tüccarımızın ulusal pazarda daha güçlü kılınması, Başkanımızın liderliğinde yeni dönemin mühür projeleri olacaktır.
7. Kendi komitenize gelelim. 10. Komite’deki üyeler seçimden sonra sizden ne beklemeli? Sizin için “Bu konuda Sabri Haskul’un peşini bırakmayacağız” diyebileceğiniz bir mesele var mı?
Komite üyelerimiz karşılarında kapısı her daim açık, derdiyle dertlenen, yönetimle tam bir uyum ve diyalog içerisinde çalışan meclis üyeleri görecekler. Üyelerimizin "Sabri Haskul bu işin peşini bırakmaz" diyeceği konu: Kamu ihalelerinde ve kent imar projelerinde Malatya yerel yapı malzemesi tedarikçilerinin öncelikli kılınmasıdır. Sayın Başkanımızın Ankara nezdinde yürüttüğü lobicilik gücünü arkamıza alarak, yerel esnafımızın hak ettiği payı alması için var gücümüzle çalışacağız.
8. MTSO yönetimlerinin en zor taraflarından biri, farklı sektörlerin ve farklı büyüklükteki işletmelerin beklentilerini aynı çatı altında karşılamak. Sizce oda bugün üyelerinin tamamına aynı ölçüde ulaşabiliyor mu?
Sayın Sadıkoğlu döneminde oda kapsayıcılık anlamında devrim niteliğinde adımlar attı. En küçük bakkalından en büyük fabrikasına kadar her üyenin derdiyle birebir ilgilenen, "ulaşılamaz" denilen oda anlayışını yıkan bir yönetim var. Başkanımız her zaman sahada, üyelerimizin dükkânında, şantiyesindedir. Elbette binlerce üyesi olan bir kurumda herkese aynı anda ulaşmak kolay değildir; ancak bu ekibin adil ve eşit hizmet verme gayretine tüm Malatya şahittir. Bizler de meclis üyesi olarak 10. Komite’de bu erişilebilirliği en üst seviyeye çıkaracağız.
9. Bir listenin parçası olarak seçime giriyorsunuz. Ancak seçildikten sonra sizi oy veren üyeleriniz karşısında bağımsız bir temsilci yapan şey ne olacak? Yönetimle aynı düşündüğünüz konular kadar, farklı düşündüğünüz konularda da sözünüzün arkasında durabilecek misiniz?
Bizim ortak paydamız Malatya’ya ve 10. Komite üyelerine hizmet etmektir. Oğuzhan Başkan ve yönetimi olarak , istişareye ve farklı fikirlere her zaman değer veren demokratik bir anlayışa sahiptir. Bizi buraya taşıyan güç, sektörümüzün güvenidir. Dolayısıyla sektörümüzün menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yönetim masasında açıkça dile getirmek bizim görevimizdir. Zaten Sayın Sadıkoğlu’nun liderlik anlayışı da meclis üyelerinin özgürce fikrini söylemesine ve sektörlerin hakkını savunmasına imkân tanıyan bir yapıdadır.
10. MTSO’nun iki dönemlik geçmişine baktığınızda, “Burada önemli bir mesafe alındı” dediğiniz bir konu ile “Burada artık başka bir şey yapmalıyız” dediğiniz bir konu nedir?
Mesafe alınan konu: Odanın ciddiyeti, saygınlığı ve Malatya tüccarının hakkını hiçbir makam karşısında eğilmeden, dik durarak savunma yeteneğidir. Oğuzhan Başkan bu konuda Malatya’ya çok büyük bir özgüven kazandırdı.
Başka bir şey yapmalıyız dediğim konu: Yönetimimizin kriz dönemlerinde başarıyla yürüttüğü hak arama mücadelesini, yeni dönemde sektörel altyapı yatırımlarıyla derinleştirmektir. Sektörümüz için modern ticaret alanları ve kümelenme siteleri kurarak bu başarı hikâyesini bir adım öteye taşıyacağız.
11. Seçildiğiniz takdirde 10. Komite üyeleri size yalnızca sorunlarını anlatmak için değil, çözümün takip edildiğini görmek için ulaşacak. Siz nasıl bir temsil yöntemi ortaya koymak istiyorsunuz?
Yönetimimizin bugüne kadar sergilediği çözüm odaklı yaklaşımı komite düzeyinde birebir uygulayacağız. Şeffaf, ulaşılabilir ve sonuç odaklı bir temsil sergileyeceğiz. Üyelerimizden gelen her talebi odamızın bürokrasisi ve yönetim kurulu ile anında paylaşacak, sürecin takipçisi olacağız. Sorunun iletildiği andan çözüme kavuştuğu ana kadar üyemizi bilgilendiren, sahada aktif bir meclis üyeliği ortaya koyacağız.
12. Son olarak, sizi destekleyen listenin başında iki dönemdir görev yapan bir başkan var. Sizce Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun yeni dönemdeki en önemli sınavı ne olacak ve siz bu yeni dönemin içerisinde kendinize nasıl bir rol biçiyorsunuz?
Oğuzhan Ata Sadıkoğlu rüştünü ispatlamış, zor zamanlarda Malatya’ya liderlik edebileceğini defalarca göstermiş bir başkandır. Yeni dönemdeki en büyük görevi, kentin yeniden imar sürecini tamamlamak ve Malatya’yı bölgenin çekim merkezi yapmaktır. Ben bu süreçte tecrübemle, sektördeki ağırlığımla ve uzlaştırıcı kimliğimle Başkanımızın meclisteki en güçlü yol arkadaşlarından biri olacağım. 10. Komite’nin taleplerini yönetime eksiksiz aktaran, yönetimimizin vizyonunu da sahada en doğru şekilde temsil eden bir anlayışla çalışacağım.




