Malatya Büyükşehir Belediyesinin 2025 yılı mali işlemlerine ilişkin Sayıştay Denetim Raporu, Ekim 2026'da yayımlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan rapor, belediyenin borçlanma politikalarından şirketleriyle olan mali ilişkilerine, taşınmaz yönetiminden kamu alımlarına kadar geniş bir alanda mevzuata aykırılıkları ve denetim eksikliklerini ortaya koydu.
74 sayfalık belgede, mali tabloları doğrudan etkileyen dört temel bulgunun yanı sıra 21 ayrı denetim bulgusu yer aldı.
Raporun en dikkat çekici bölümü ise belediyenin borçlarıyla ilgili. Sayıştay'ın hesaplamalarına göre Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılını yasal borçlanma limitinin yaklaşık 3 milyar lira üzerinde bir borç stokuyla kapattı. Banka kredilerinin vadesinde ödenememesi nedeniyle yapılan yapılandırmalar da belediyenin mali yükünü önemli ölçüde artırdı.
Yasal Borçlanma Sınırı Yaklaşık 3 Milyar Lira Aşıldı
Sayıştay'ın tespitine göre Malatya Büyükşehir Belediyesinin 2025 yılı sonundaki toplam borç stoku 16 milyar 305 milyon 32 bin 93 liraya ulaştı.
Oysa 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili düzenlemeler kapsamında hesaplanan yasal borçlanma limiti 13 milyar 349 milyon 526 bin 440 liraydı.
Aradaki fark 2 milyar 955 milyon 505 bin 653 lira.
Üstelik borçlanma sınırının aşılması yalnızca 2025 yılına özgü değil. Sayıştay, belediyenin 2023 ve 2024 yıllarında da yasal borçlanma limitlerini aştığını belirledi.
Belediye yönetimi, Sayıştay'a verdiği cevapta toplam borç stokunun yüzde 87,17'sinin kamu bankalarına olan kredi borçlarından oluştuğunu bildirdi. Kredilerin önemli bölümünün 2023 yılının son çeyreğinde kullanıldığı, mevcut gelirlerin kredi taksitlerini karşılamaya yetmediği ifade edildi.
Borçların azaltılması için tasarruf ve gelir artırıcı tedbirlerin sürdürüldüğü de belediyenin savunmasında yer aldı.
Ancak Sayıştay'ın değerlendirmesi açık: Borçlanma işlemleri yasal sınırlar içinde yürütülmeli ve mali disiplinin sağlanması için gerekli önlemler alınmalı.
Ödenemeyen Krediler Belediyeye 2,95 Milyar Liralık Ek Yük Getirdi
Raporun en çarpıcı tespitlerinden biri, banka kredilerinin zamanında ödenememesi nedeniyle ortaya çıkan ek finansman yükü oldu.
Sayıştay, belediyenin kullandığı 30 ayrı kredinin taksitlerinin vadelerinde ödenmediğini ve bu borçların çeşitli tarihlerde yeniden yapılandırıldığını belirledi.
Söz konusu kredilerin ilk kullanımındaki toplam anapara tutarı 3 milyar 62 milyon 530 bin 500 liraydı.
İlk kredi koşullarındaki toplam faiz yüküyle birlikte hesaplanan ödeme tutarı 11 milyar 261 milyon 880 bin 986 liraya ulaşıyordu.
Ancak yapılandırmalar sonrasında, 31 Aralık 2025 itibarıyla toplam anapara ve faiz yükü 14 milyar 213 milyon 248 bin 717 lira olarak hesaplandı.
Böylece belediyenin üstlendiği ek mali yük 2 milyar 951 milyon 467 bin 730 lira oldu.
Sayıştay ayrıca bu kredilerin büyük bölümünün belediyenin cari giderlerinde kullanıldığına dikkat çekti.
Belediye, kredilerin önemli kısmının önceki dönemde kullanıldığını, mevcut nakit akışının taksitleri karşılamadığını ve kamu hizmetlerinin aksamaması için ödemelerin ertelendiğini savundu.
Bu açıklama, borçların hangi dönemde doğduğu kadar, neden sürdürülebilir bir ödeme planı oluşturulamadığı sorusunu da gündeme getiriyor.
Çünkü burada söz konusu olan yalnızca geçmişten devralınan bir borç değil, bu borcun yönetilmesi sırasında ortaya çıkan milyarlarca liralık ilave finansman yükü.
MOTAŞ'a 835 Milyon Lira Aktarıldı, Hesaplama Kriterleri Belirlenmedi
Sayıştay raporunda belediyenin ulaşım şirketi MOTAŞ'a yaptığı gelir desteği ödemeleri de incelendi.
Denetçilere göre Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında MOTAŞ'a toplam 835 milyon lira gelir desteği sağladı.
Ancak bu ödemenin hangi hatlar, hangi yolcu grupları ve hangi hesaplama yöntemi esas alınarak yapıldığına ilişkin mevzuatta öngörülen değerlendirmeler gerçekleştirilmedi.
Kanun, toplu taşıma hizmetlerine verilecek gelir desteğinde nüfus, hat uzunluğu ve hattı kullanan yolcu sayısı gibi ölçülebilir kriterlerin dikkate alınmasını öngörüyor.
Sayıştay ise 835 milyon liralık desteğin bu kriterlere dayandırılmadığını, uygulamanın MOTAŞ'ın faaliyet zararını dolaylı biçimde karşılamaya yönelik olduğunu değerlendirdi.
Belediye yönetimi, ödemenin toplu taşıma hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi, deprem sonrasında ortaya çıkan ulaşım ihtiyaçlarının karşılanması ve ücretsiz ya da indirimli taşımacılığın devam ettirilmesi amacıyla yapıldığını belirtti.
Ayrıca gelir desteği sisteminin yeniden değerlendirilmesi için çalışma başlatıldığı ifade edildi.
Toplu taşımanın kamu hizmeti olduğu tartışmasız. Ancak kamu hizmeti gerekçesiyle yapılan yüz milyonlarca liralık ödemenin hangi veriler üzerinden hesaplandığının açıklanması da aynı derecede önemli.
835 milyon liranın hangi hatlara, hangi maliyetlere ve hangi yolcu sayılarına karşılık geldiği kamuoyunun yanıt beklediği sorular arasında.
605 Milyon Liraya Alınan 91 İş Yerinin 60'ı Sözleşmesiz Kullanıldı
Malatya'nın ekonomik geleceği açısından önem taşıyan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi de Sayıştay denetiminden geçti.
Rapora göre Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında kredi kullanarak Dünya Kayısı Ticaret Merkezi'nden KDV dahil 605 milyon 658 bin liraya 91 iş yeri satın aldı.
Ancak denetimde bu iş yerlerinden 60'ının herhangi bir ihale veya yasal sözleşme bulunmadan üçüncü kişiler tarafından kullanıldığı belirlendi.
Geriye kalan 31 iş yerinin ise satın alındıkları tarihten itibaren atıl durumda bırakıldığı tespit edildi.
Sayıştay, sözleşmesiz kullanımın sona erdirilmesi için gerekli işlemlerin yapılmamasını ve boş iş yerlerinin gelir getirici biçimde değerlendirilmemesini kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ilkesi açısından eleştirdi.
Ortaya çıkan tablo dikkat çekici.
Belediye, yüz milyonlarca liralık kredi kullanarak taşınmaz satın alıyor. Ancak bu taşınmazların önemli bölümü hukuki bir kiralama ilişkisi kurulmadan kullanılıyor, diğer bölümü ise gelir getirmeden bekletiliyor.
Bu durumda cevaplanması gereken sorular var:
60 iş yerini kimler kullanıyor? Bu kişilerden herhangi bir kullanım bedeli tahsil edildi mi? Tahliye veya ecrimisil işlemleri başlatıldı mı? Boş durumdaki 31 iş yeri neden ekonomik olarak değerlendirilmedi?
Dünya Kayısı Ticaret Merkezi'nin Malatya ekonomisi için taşıdığı önem düşünüldüğünde, bu soruların cevabı yalnızca belediye bütçesini değil, şehirdeki ticari hayatı da ilgilendiriyor.
Belediye Şirketlerine İhalesiz İşletme Hakkı Devri
Sayıştay, Büyükşehir Belediyesinin bazı taşınmazlarının işletme haklarını ihale yapmadan belediye şirketlerine devrettiğini belirledi.
Raporda bu kapsamda yedi ayrı işletme yer aldı.
Bunlar arasında Mehmet Buyruk Caddesi'ndeki konferans salonu altındaki market, soğuk hava deposu, canlı hayvan borsası, Dünya Kayısı Ticaret Merkezi içindeki yerleşkeler, hazır beton santrali, güneş enerji santrali ve araç şarj istasyonu bulunuyor.
İşletme hakları Esenlik, Kültür AŞ, MAKLİDAŞ, MESTON ve MOTAŞ gibi belediye şirketlerine verilmişti.
Sayıştay, söz konusu taşınmazların Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun ihalesiz işletme hakkı devrine izin verdiği istisnalar kapsamında bulunmadığını belirtti.
Bu nedenle işlemlerin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde yapılması gerektiği vurgulandı.
Belediye yönetimi, mevcut sözleşmelerin devam ettiğini ve sonraki işlemlerde gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.
Sayıştay ise yalnızca gelecekte dikkatli olunmasını yeterli görmedi; ilgili sözleşmelerin sonlandırılarak kiralama işlemlerinin ihale mevzuatına uygun biçimde yapılması gerektiğini ifade etti.
Buradaki temel mesele, belediye şirketlerinin kamuya ait taşınmazları işletip işletemeyeceği değil. Bu taşınmazların hangi hukuki yöntemle ve hangi rekabet koşulları altında işletmeye verildiği.
Bayram Etkinlikleri ve Tanıtım Alımları Parçalara Bölündü
Rapordaki bir başka önemli bulgu, doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen hizmet alımlarına ilişkin.
Sayıştay, aynı ihale kapsamında değerlendirilebilecek bazı alımların parasal sınırların altında kalacak biçimde bölünerek aynı yüklenicilerden temin edildiğini belirledi.
Denetim raporunda üç ayrı örnek bulunuyor.
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri için iki ayrı doğrudan teminle toplam 980 bin 600 liralık alım yapıldı.
30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri için iki ayrı işlemle 1 milyon 274 bin 750 liralık alım gerçekleştirildi.
Deprem konutlarının teslim törenine ilişkin tanıtım materyalleri için ise iki ayrı doğrudan teminle 1 milyon 248 bin 741 liralık satın alma yapıldı.
Bu tutarların tamamı KDV hariç.
Üç alım grubunun toplamı 3 milyon 504 bin 91 liraya ulaşıyor.
Sayıştay, alımların parasal limitlerin altında kalacak biçimde bölünerek aynı yüklenicilerden yapılmasını ihale mevzuatına aykırı buldu.
Belediye ise alımların ihtiyaçların ortaya çıkış zamanı ve aciliyeti nedeniyle ayrı süreçler halinde gerçekleştirildiğini, parasal limitlerden kaçınmak amacıyla bilinçli bir bölme yapılmadığını savundu.
Denetçiler, aynı nitelikte ve bütünlük taşıyan hizmetlerin uygun ihale yöntemleriyle karşılanması gerektiğini belirtti.
Bu bulgu, kamu alımlarında rekabetin ne ölçüde sağlandığı sorusunu gündeme taşıyor.
Belediye ile MASKİ'nin Hesapları Birbirini Tutmadı
Denetim raporunun mali tablolarla ilgili bölümünde Büyükşehir Belediyesi ile MASKİ arasındaki alacak ve borç kayıtlarının uyumsuz olduğu tespit edildi.
Belediyenin muhasebe kayıtlarında MASKİ'den toplam 1 milyar 103 milyon 551 bin 352 lira alacağı bulunduğu görülürken, MASKİ'nin kendi kayıtlarında bu tutar 346 milyon 461 bin 829 lira olarak yer aldı.
İki kurumun aynı mali ilişkiye ilişkin kayıtları arasında yaklaşık 757 milyon liralık fark bulunuyor.
Ayrıca MASKİ kayıtlarında yer alan 34 milyon 989 bin liralık alacağın belediye kayıtlarında bulunmadığı belirlendi.
Belediye yönetimi, karşılıklı hesapların uyumlu hale getirilmesi için mutabakat çalışmalarına başlandığını ve bazı düzeltme kayıtlarının 20 Nisan 2026 tarihinde yapıldığını bildirdi.
Sayıştay ise kayıt farklılıklarının tamamen giderilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu tutarlar doğrudan kaybolan para veya kesinleşmiş kamu zararı anlamına gelmiyor. Ancak iki kamu kurumunun birbirine ilişkin mali kayıtlarının bu ölçüde farklılık göstermesi, mali tabloların güvenilirliği bakımından önemli bir denetim sorunu oluşturuyor.
Çevre Temizlik Vergisi Payları Takip Edilmedi
Rapora göre MASKİ ve ilçe belediyelerinden Büyükşehir Belediyesine aktarılması gereken çevre temizlik vergisi paylarının takibinde de eksiklikler bulunuyor.
MASKİ'den tahsil edilmesi gereken çevre temizlik vergisi payı 43 milyon 61 bin 226 lira olarak kaydedildi.
İlçe belediyeleri arasında yalnızca Doğanşehir Belediyesinin ilgili payı aktardığı, diğer ilçe belediyelerine ilişkin tahakkuk veya tahsilat işlemlerinin yapılmadığı tespit edildi.
Çevre temizlik vergisinin büyükşehir belediyesine düşen payı, kanunen belirlenmiş bir kamu geliri.
Dolayısıyla bu gelirin takip edilmemesi yalnızca kurumlar arası bir hesaplaşma sorunu değil; belediye bütçesine aktarılması gereken kaynakların izlenmesi bakımından da önem taşıyor.
Ruhsatsız AVM, Ticari Plakalar ve Tahsil Edilmeyen Bedeller
Sayıştay'ın incelemelerinde belediyenin sorumluluk alanında iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösteren bir alışveriş merkezi bulunduğu da tespit edildi.
Raporda ayrıca ticari plakaların kullanım haklarının ihale yapılmadan ve süresiz biçimde verilmesi eleştirildi.
T, M, S, J ve H plakalarına ilişkin uygulamaların ihale mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Bir diğer bulgu ise sabit ve mobil haberleşme altyapılarından alınması gereken geçiş hakkı bedelleriyle ilgili.
Sayıştay, bu bedellerin takip ve tahsilatının yapılmadığını belirledi.
Belediyenin gelir kaynaklarını etkileyen bu uygulamalar, kamuya ait hakların ekonomik karşılığının ne ölçüde tahsil edildiği sorusunu ortaya çıkarıyor.
Hafriyat ve Katı Atık Yönetiminde Eksiklikler
Denetim raporunda hafriyat dökümlerinin kontrol ve denetiminde eksiklikler bulunduğu ifade edildi.
Katı atık depolama ve transfer işlemlerinin de ilgili düzenlemelere uygun yürütülmediği belirtildi.
Özellikle aktarma altyapısındaki yetersizlikler ve bazı ilçelerdeki düzensiz depolama uygulamaları, çevre yönetimi açısından dikkat çeken bulgular arasında yer aldı.
Deprem sonrası büyük miktarda inşaat ve yıkıntı atığının ortaya çıktığı Malatya'da hafriyatın nereye döküldüğü, nasıl denetlendiği ve çevreye olası etkilerinin nasıl kontrol edildiği doğrudan kamu yararını ilgilendiriyor.
Yapım İşlerinde Sigorta ve Proje Eksiklikleri
Sayıştay, belediyenin bazı yapım işlerinde bütün riskler (All Risk) sigorta poliçelerinin iş artışları ve fiyat farkı ödemelerine göre güncellenmediğini belirledi.
Yapım işlerinde sigorta bedellerinin güncel iş değerini karşılamaması, olası bir hasarda teminat yetersizliği riski doğurabiliyor.
Raporda ayrıca uygulama projelerinde hatalar bulunduğu, bazı iş programlarının sözleşmelerdeki ödenek dilimlerine aykırı onaylandığı ve bir yapım işinin bitiş tarihi hesaplanırken çalışma yapılamayan günlerin mevzuata aykırı biçimde dikkate alındığı tespit edildi.
Bu bulgular, belediyenin yatırım ve yapım işlerinde sözleşme yönetimi, proje hazırlığı ve mali risk kontrolünün önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Belediye Şirketinin Üstlenmesi Gereken Giderler Belediye Bütçesinden Karşılandı
Raporda, belediye şirketinin sorumluluğunda bulunan bazı bakım ve onarım giderlerinin Büyükşehir Belediyesi tarafından üstlenildiği de belirtildi.
MAŞTİ'ye ilişkin giderlerin incelendiği bu bulguda Sayıştay, sözleşme hükümlerine uyulması ve belediyenin kendisine ait olmayan mali yükümlülükleri üstlenmemesi gerektiğini vurguladı.
Belediye ile şirketleri arasındaki mali ilişkilerin açık ve denetlenebilir olması, kamu kaynaklarının hangi amaçla kullanıldığının belirlenmesi açısından önem taşıyor.
Personel Görevlendirmeleri ve Yıllardır Kapatılmayan Avans
Sayıştay, vekâleten görevlendirme yönteminin belediyede genel ve sürekli bir personel atama yöntemi olarak kullanılmasını da eleştirdi.
Rapordaki son bulgulardan biri ise geçmiş yıllara ait yatırım avansına ilişkin.
2011 yılından kalan 151 bin 947 lira 87 kuruş tutarındaki yatırım avansının mahsup veya iade işlemlerinin tamamlanmadığı tespit edildi.
Tutar, belediyenin toplam bütçesi içinde sınırlı görünse de 2011 yılından kalan bir işlemin 2025 yılı denetiminde hâlâ gündeme gelmesi, mali kayıtların kapatılması ve takibi bakımından dikkat çekiyor.
8,9 Milyar Liralık Harcama, 8,5 Milyar Liralık Gelir
Malatya Büyükşehir Belediyesinin 2025 yılı bütçesi 13,5 milyar lira olarak öngörüldü.
Yıl sonunda gerçekleşen bütçe giderleri 8 milyar 891 milyon 445 bin 907 lira, net bütçe gelirleri ise 8 milyar 525 milyon 826 bin 562 lira oldu.
Belediyenin mal ve hizmet alım giderleri 4 milyar lirayı, sermaye giderleri 2,6 milyar lirayı aştı.
Aynı yıl faiz giderleri 230 milyon 778 bin 911 lira olarak kaydedildi.
Bu mali büyüklükler karşısında Sayıştay'ın borçlanma, şirketlere kaynak aktarımı, taşınmaz yönetimi ve ihale süreçlerine ilişkin bulguları daha da önem kazanıyor.
Çünkü denetim raporunda ortaya çıkan mesele yalnızca harcamaların büyüklüğü değil, bu harcamaların hangi kurallarla yapıldığı ve kamu kaynaklarının nasıl korunduğu.
Sayıştay Raporunun Ardından Yanıt Bekleyen Sorular
Malatya Büyükşehir Belediyesinin 2025 yılı Sayıştay raporu, birbirinden farklı alanlarda aynı temel soruyu gündeme taşıyor: Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve mevzuata uygun kullanılması için gerekli denetim mekanizmaları yeterince işletildi mi?
Borçlanma sınırının yaklaşık 3 milyar lira aşılması, kredilerin yeniden yapılandırılmasıyla 2,95 milyar liralık ek mali yük oluşması, MOTAŞ'a 835 milyon liralık desteğin nesnel hesaplama kriterleri belirlenmeden verilmesi ve yüz milyonlarca liraya alınan iş yerlerinin sözleşmesiz kullanılması ayrı ayrı açıklama gerektiriyor.
Belediye yönetiminin kamuoyuna açıklaması gereken konular bulunuyor:
Kredi yapılandırmalarından kaynaklanan ek mali yükün azaltılması için hangi somut adımlar atıldı?
MOTAŞ'a aktarılan 835 milyon liralık desteğin maliyet ve yolcu bazlı hesabı neden yapılmadı?
Dünya Kayısı Ticaret Merkezi'nde sözleşmesiz kullanılan 60 iş yeri için hangi işlemler başlatıldı? Bu taşınmazlardan ne kadar gelir elde edildi?
İhalesiz devredilen işletme haklarına ilişkin sözleşmeler Sayıştay'ın değerlendirmesi doğrultusunda yeniden ele alındı mı?
Doğrudan temin yoluyla gerçekleştirilen ve denetim raporunda eleştirilen alımlar hakkında herhangi bir idari inceleme yapıldı mı?
MASKİ ile belediye arasındaki muhasebe farklılıkları tamamen giderildi mi?
Bu soruların muhatabı Malatya Büyükşehir Belediyesi yönetimi.
Elbette Sayıştay'ın denetim bulguları, tek başına herhangi bir kişinin suç işlediğini veya belirtilen tutarların tamamı kadar kesinleşmiş kamu zararı oluştuğunu göstermiyor. Ayrıca raporda yer alan bazı kredi işlemleri önceki yönetim dönemlerine uzanıyor. Bu nedenle borçların ortaya çıkışı ile sonraki yıllarda yönetilmesi birbirinden ayrı değerlendirilmeli.
Ancak bu ayrım, raporda tespit edilen mevzuata aykırılıkların ve mali yönetim sorunlarının açıklanması gereğini ortadan kaldırmıyor.
Malatya, depremin ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışırken kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı her zamankinden daha büyük önem taşıyor.
Sayıştay raporu artık kamuoyunun önünde.
Şimdi asıl mesele, belediyenin bu 25 bulgu karşısında hangi somut işlemleri yaptığı ve Malatyalılara nasıl bir hesap verdiği.
-1600x900.jpg&w=3840&q=75)

.webp&w=3840&q=75)
-800x533.jpg&w=3840&q=75)
