Makale

Matbaalar Sustu, Hüseyin de Gitti

Malatya'nın tanınmış simalarından "Deli Hüseyin"in vefatı, sadece bir insanın değil; yazılı basının, matbaaların ve eski şehir kültürünün sessizce aramızdan ayrılışını da hatırlattı.

Osman Örs
Yayın:
Yazı Boyutu

Kimileri onu Büyük Hüseyin diye bilirdi. Kimileri Hüseyin Ağca derdi. Çoğu ise "Deli Hüseyin" diye seslenirdi. Bu şehir onu o isimle tanıdı. Ben ise o lakabın ötesindeki insanı görmeye çalıştım.

Benim tanıdığım Hüseyin; neşeli, konuşkan, insan canlısıydı. Kimseye zararı dokunmazdı. Birini gördüğünde selam vermeden geçmez, iki çift laf etmeden yoluna devam etmezdi. Onunla karşılaşınca insan, eski mahalle kültürünün hâlâ tamamen kaybolmadığını hissederdi.

Akşam saatleri yaklaşınca yolu çoğu zaman gazete matbaalarına düşerdi.

Matbaalar onun için yalnızca gazetelerin basıldığı yerler değildi. Orası dostlarını gördüğü, çayını içtiği, sohbet ettiği, kendini ait hissettiği bir ortamdı. Mürekkep kokusu, çalışan makinelerin sesi, gece mesaisinin telaşı… Bunların hepsi onun hayatının doğal bir parçası olmuştu.

Matbaalarda birçok dostu vardı.

İçlerinde Levent Usta'nın yeri ise bambaşkaydı. Hüseyin matbaaya geldiğinde çoğu zaman ilk onun yanına uğrar, sohbetleri uzayıp giderdi. Dışarıdan bakınca insan şunu hissederdi: Hüseyin oraya gelen bir misafir değildi; o ortamın insanlarından biriydi. Levent Usta'nın ona gösterdiği sıcaklık da bunu doğrulardı.

Sonra hayat değişti.

İnternet yaygınlaştı.

Yazılı basın eski hareketliliğini kaybetti.

Bir zamanlar geceleri ışıkları sabaha kadar yanan matbaalar sessizleşmeye başladı. Gazete kokusunun yerini ekranların soğuk ışığı aldı. Hüseyin'in yıllarca uğradığı kapılar da fark edilmeden birer birer kapandı.

Ardından 6 Şubat depremleri geldi.

O büyük felaket sadece binaları yıkmadı. Şehrin alışkanlıklarını, buluşma noktalarını, dostluk mekânlarını da dağıttı. Gazete büroları, matbaalar, çay ocakları... Bir şehri şehir yapan nice küçük adres bir anda yok oldu.

Belki çoğumuz bunu hiç düşünmedik.

Ama Hüseyin gibi insanlar için şehir; beton binalardan çok, insanların bulunduğu yerlerden ibaretti.

İnsanlar dağıldıkça, onun dünyası da küçüldü.

Hüseyin hakkında yıllarca farklı hikâyeler anlatıldı. Gençliğinde büyük bir aşka tutulduğu, sevdiği kıza kavuşamadığı söylenirdi. Bunun doğru olup olmadığını bilmiyorum. Belki öyleydi, belki de şehir zamanla ona kendi hikâyesini yazdı. Bazı insanlar yaşarken efsaneye dönüşür. Hüseyin de onlardan biriydi.

Bugün geriye dönüp baktığımda şunu daha iyi anlıyorum.

Biz sadece Deli Hüseyin'i kaybetmedik.

Eski Malatya'nın biraz daha eksildiğine şahit olduk.

Eskiden her şehirde böyle insanlar vardı. Herkesin tanıdığı, herkesin selam verdiği, bulunduğu yere farkında olmadan renk katan insanlar… Onlar ne bir makam sahibiydi ne de isimleri tarihe geçecekti. Ama şehirlerin gerçek hafızasını onlar oluşturuyordu.

Bugün yeni binalar yapıyoruz.

Yeni yollar açıyoruz.

Yeni mahalleler kuruyoruz.

Fakat bir şehrin hafızasını yeniden inşa etmek mümkün olmuyor.

Çünkü şehirleri ayakta tutan beton değil, insan hikâyeleridir.

Ve o hikâyelerden biri sona erdiğinde, şehir biraz daha sessizleşiyor.

Bugün Malatya biraz daha sessiz.

Bu şehir onu "Deli Hüseyin" olarak tanıdı.

Ben ise onu hep Tatlı Hüseyin olarak hatırlayacağım.

Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.

 

Bu haber hakkında ne düşünüyorsun?

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.

Yorumlar anında yayınlanır. Hakaret ve spam içerikler otomatik olarak incelemeye alınır.

Osman Örs

Yazarın diğer yazıları

Makale

Harel Bağlantısı Açık, Boykot Tartışması Sessiz: Türk Nippon Neden Gündemde Değil?

Türk Nippon Sigorta'nın çoğunluk hisseleri 2008'de İsrail merkezli Harel Group'a geçti. Şirket bugün de Harel'in kontrolünde. Bazı boykot platformlarında yer alan bu bağlantı, neden diğer markalar kadar geniş bir kamuoyu tartışmasının konusu olmuyor?

Osman Örs

Makale

Köksüzleşme

Kök, utanç ve insanın önünde eğildiği yüzler üzerine bir deneme.

Osman Örs

Makale

Bir Türkünün Peşinden Ruhi Su’nun Çocukluğuna

Bazı sesler yalnızca duyulmaz; insanın içinde bir yere dokunur. Ruhi Su’nun sesi de böyleydi. Onu dinlerken yalnızca türküleri değil, o sesin arkasında çocukluğunu yaşamadan büyümüş bir insanın hayatını da duymak mümkün.

Osman Örs

Makale

MTSO'da Sadece Başkan Seçilmeyecek; Malatya'nın Ekonomik Rotası Belirlenecek

Bu seçim yalnızca bir başkan belirlemeyecek. Üyeler, sekiz yıllık bir yönetim anlayışını değerlendirecek ve Malatya iş dünyasının önümüzdeki yıllarda nasıl temsil edileceğine karar verecek. Sandıkta yarışacak olan sadece isimler değil; deneyim ve değişim arasında şekillenen iki farklı vizyon olacak.

Osman Örs

Makale

Mahalle Siyaseti, Güven Sömürüsü ve Türkiye'nin Ahlaki Çıkmazı

Bir toplumun ahlaki olgunluğu, karşı mahallenin hırsızına taş atma becerisiyle değil, kendi mahallesindeki suistimalciye aynı sertlikle hesap sorabilmesiyle ölçülür.

Osman Örs

Makale

264 Konut, Milyonluk Bağışlar ve Cevapsız Sorular: Ahbap Dosyasında Depremzedeler Neden Hâlâ Anahtar Bekliyor?

6 Şubat depremlerinin ardından Ahbap Derneği tarafından Malatya’nın Battalgazi ve Arapgir ilçelerinde depremzedeler için inşa edildiği belirtilen konutlar, teslim sürecindeki gecikme ve dernek hakkında yürütülen soruşturmayla yeniden gündemde. Basına yansıyan haberlerde Malatya’daki konutların bir bölümünün tamamlanma aşamasında olduğu, bazı projelerde ise teslimatın ruhsat, altyapı ve resmi…

Osman Örs